Haberin var mı?

Haberin var mı?

Politika ve haberciliğin masaya yatırıldığı blog

Fransa'nın tokadına cevap

Eki. 16, 2006
Kategori: Politik Gundem

Fransa önce sözde Ermeni Soykırımı tasarısını, sonra da bu sözde soykırımı tanımayanları hapisle cezalandırmayı öngören bir yasayı senatoya götürdü. Daha önce Ermeni soykırımı tasarısı da bir kaç kez senatodan dönmüş ancak en son olarak Cumhurbaşkanı Chirac tasarıyı yasalaştırmış, bundan önceki hükümet ilişkileri bu sebeble askıya alınmıştı. Oysa şimdi Ermeniler ve Fransızlar bu konuda daha ileri gitmiş olmalarına rağmen, Türk hükümeti hala bir karar verebilmiş değil. Fransa'nın çektiği Şah'a karşılık, Şah'ı korumayı hala düşünememektedir.

Peki bu şah nasıl korunacak? Türkiye'nin öncelikle yapması gereken uyarı niteliğinde Fransa ile olan diplomatik ilişkileri askıya almak, sadece Fransa'da değil AB'de de lobi yaparak Fransa gibi kendini demokrasi ve özgürlüğün kalesi olarak gösteren bir ülkenin ortaya koyduğu çelişkiyi gözler önüne sererek gerekirse AİHM'ye başvurmaktır. Bu başvuru sadece Fransa için değil bu tür yasaları daha önce kabul etmiş olan devletlerinde bu yoldan dönmelerini sağlayacaktır. Bu bize şunuda göstermelidir, Ermeni diasporası hem Fransa'da, hem Avrupa'da çok etkilidir, Türkiye Ermenilerin yaptığı propaganda hareketine karşılık bu eylemi ve düşünce özgürlüğüne saldırıyı sebeb göstererek tüm dünyada Ermeni soykırımı olmadığına dair kanıtların sunulduğu paneller, reklam filmleri, bilboardlarla anti propaganda yapmalı, Ermenileri kendi silahlarıyla kendi çöplüğünde vurmalıdır.Bu iş ne Fransız Konsolosluğuna ve Büyükelçiliği'ne atılan yumurtalarla, ne hamaset gösterileriyle çözülür, eğer bu suçlamalardan ve iftiralardan kurtulmak istiyorsak bu fırsattan yararlanarak Ermenileri tarihçilerin konuşup tartışacağı tüm dünyanın izleyeceği ve BM nezlinde yapılacak bir duruşmaya davet etmektir. Gerekirse BM genel kuruluna bu konuda bir önerge sunulmalı ve karşı tarafın gerçek anlamda samimiyeti sınanmalıdır. Eğer onları buna mecbur edebilirsek tüm tarihi gerçekler ortaya çıkacaktır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
1 yorum yazilmistir

2006-10-23 00:07:40 - x

Yazan: isimsiz
Halkımız hiçbir bok bilmiyor.Okumadığı için bilmiyor, anlatılmadığı için bilmiyor, öğrenmemek için bin türlü bahane arayıp üstelik bulmayı da başardığı için bilmiyor. Kafasını gözünü yara yara iyi kötü gazete yazısı sökmeye çalışanının kafası da köşe yazarı geçinen birtakım herifler tarafından büsbütün karıştırılıyor.Örneğin, halkımız 'soykırım' kelimesinin ne anlama geldiğini de bilmiyor.O kadar bilmiyor ki, alacaklısı gelip iki yumruk atsa 'bana soykırım yapıyorlar' diye yaygarayı basacak...

Soykırım, bir halkı, bir etnik grubu, bir milleti bilinçli ve sistemli olarak ortadan kaldırmaya, yoketmeye çalışmak demektir. Bu rezillik 'organize' bir rezilliktir.Bunların bir kısmını öldürmek de 'kırım' olur.Osmanlı döneminde soykırım kavramı yoktu ama 'tehcir', 'kıtal', 'katliam' gibi kavramlar vardı.Tehcirin Frenkçe'si 'deportation'... Soykırım anlamına gelmez. 'Göçe zorlamak, bir yerden alıp bir yere göndermek' demek. Tehcir sırasında kırım olursa bunun da ille soykırım olması gerekmez.

Fransa, çapsız kasaba politikacılarının ve çapsız Babıali ayakçılarının sandıkları gibi, Cezayir'de soykırım yapmamıştır. İşkence, eziyet, katliam, soykırım değildir. Ayırımcılık da soykırım değildir. 'Apartheid' bir insanlık suçudur ama soykırım sayılmaz. Amerika'nın Hiroşima ve Nagazaki'ye attığı atom bombaları da soykırım amacıyla atılmamıştır.Hele hele 'bugün de Irak'ta soykırım yapıyor' demeyiniz, gülünç olursunuz.Oysa beyaz Amerikalı'nın kızılderiliye uyguladığı, soykırımdır. Sırp faşistlerinin Boşnaklar'a yaptıkları, soykırımdır...Engin Ardiç

http://www.gaykedi.blogspot.com/
Bağlanti :: ::

« Önceki - Sonraki »