Haberin var mı?

Haberin var mı?

Politika ve haberciliğin masaya yatırıldığı blog

Güneydoğuda kaynar bir kazan

Eki. 19, 2006
Kategori: Politik Gundem

Türkiye Cumhuriyeti sadece Türkleri değil, diğer etnik kimlikleri de içinde barındıran ancak onları Türk ulusunun bir parçası sayan ulusal bir devlet anlayışına sahip. Osman Baydemir'in son günlerde yaptığı açıklamalar ise her ne kadar masum gibi görünse de asıl amacı bağımsızlık olan bir sürece Türkiye'nin sokulmak istenmesidir. Amaç bu süreç sonunda Türkiye'nin güneydoğusunda bir Kürt devleti kurmaktır. Baydemir kendini sosyal demokrat bir kimlikle bizlere tanıtmaya çalışa dursun, Türkiye hala bu oyunun hamlelerini görebilmiş, Baydemir'e hak ettiği cevabı verebilmiş değildir. Baydemir denen Diyarbakır Belediye Başkanı sıfatıyla koltukta oturan bu adam, göreve geldiğinden beri terör örgütünün sözcülüğünü yapmakta, şehit cenazeleri ardı ardına gelirken, şehit cenazelerini boş verir açıklamalar yapan, teröristleri kurban olarak aktaran bu adam her gün açıklamalar yapıp bizleri kızdıran Talabani ve Barzani ikilisinden bile daha küstah bir adamdır.


Atatürk Barajı gibi zaten o bölgenin su, elektrik ihtiyacını karşılayacak olan bir barajın yerel  yönetime verilmesi gibi bir durum merkezi yönetimin yok sayılmasıdır. Bölgede  yer alan petrol rafinelerinin kontrolünün şu an için özel bir şirkette ama yine devlet kontrolündedir. Buradaki yerel yönetimlerin kaynak yaratma bahanesiyle elde ettikleri gelirleri terör örgütüne aktarmak için kullanacakları ise aşikârdır. Bu durumda her ne kadar yerel yönetimlerin gelirlerinin artması ve merkezi yönetime olan bağımlığının azalması gerekse de, kamu malı olan baraj gibi santrallerin belediyeler gibi seçimle beş yılık bir dönemde gelen kısacası kalıcı olamayan yönetimlerin eline bırakılması ve özellikle kendi şehrinde bile binlerce sorunla uğraşan belediyelerin, baraj ya da maden işletmeciliği gibi devletin bile kontrolünde zorluk çektiği alanlarda başarı ve kontrol sağlaması beklenemez. Buna rağmen Osman Baydemir, daha Diyarbakır'da huzur ortamı yaratmak için bir girişimde bile bulunmazken, şehirde halen belediyecilik adına bile büyük eksiklikler görülürken, başka işi gücü yok gibi Avrupa'ya geziler düzenleyip, federasyon isteriz diye bağırıyor.

 

Baydemir gibi bir adamın federasyon istemesi ne değiştirir diyeceksiniz. Şu an için bir şeyi değiştirmez, hatta birkaç gün içinde sert açıklamalarla karşılığını da fazlasıyla alır. Ancak unutulmaması gereken bir nokta, Baydemir’e karşı yapılan sert açıklamalarla bazı gerçekleri değiştiremeyiz. Bölge halkı hala Baydemir’e ve DTP’ye güveniyor, ne Türk devleti ne siyasetçiler halka alternatif sunamamakta, hamaset politikalarıyla Baydemir ve DTP’ye karşı bölgede etkin olmaya çalışmaktadır. Bir kere şunu unutmamak lazım, bölge insanı teröre ne yazık ki bizim baktığımız gibi bakamıyor. Terör onlar için büyük bir tehdit, bunlardan kurtulmak adına kendilerine bir yol arayan, en azından bir parça huzur isteyen bir halk var. İşte Baydemir göreve geldiğinden bu yana Belediye işleriyle değil, terörden korkan, çoçuğunu bu illete kaptırmış olan anne babalara yardım ediyor, özellikle dağlarda ölüp giden terörün pençesine düşmüş gençlerin ailelerine yaptığı yardımlar ve bu sırada yaptığı propagandalarla bölgede büyük bir güven ve bu güvenin getirdiği bir güç sağlamaktadır. Burada gördüğümüz gibi Baydemir bölgede bu kadar güçlüyken ve Türk devletinin önem vermediği terörün pençesinde can vermiş gençlerin aileleri Baydemir’e destek verdiği sürece bu tür adamların bölgede etkin olması engellenemez. Eğer bölgede yaşayan Kürtleri ve Türkleri terör eziyetinden kurtarmak istiyorsak önce onlara kulak vermeli ciddiye almalıyız. Baydemir’in aracılığına izin verdiğimiz sürece bu tür tehlikeli açıklamaların ardı ardası kesilmeyecektir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »